Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Mesleki İlgilerine İlişkin Bazı Değişkenler

Sosyal Medya da Paylaş

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEKİ İLGİLERİNE İLİŞKİN BAZI DEĞİŞKENLER

SOME VARIABLES RELATED WITH THE PROFESSIONAL CHOICE OF PRESCHOOL TEACHER CANDIDATES

ABSTRACT

Professional choice is the reflection and expression of self-esteem conception, which is formed by the interaction between individual and their surroundings in a developmental sequence, to a profession. (Super, 1968) Choosing a profession forms completeness with his/her self-esteem in the life of the individual.  According to this, individual interests and abilities show parallelism with the personal qualifications and self-esteem. In a condition, which personal characteristics and professional interests do not show any similarities, the person will not be motivated to his/her profession and this condition will increase his/her hopelessness about their job or their future. In this context, different variables about preschool teacher candidates’ characteristics related with themselves and professional interests were aimed to evaluate in this research.

The scope of the research is formed by 200 students which are having education in the Department of Preschool Teacher Training of Buca Education Faculty of 9 September University. Holland Professional Interest Inventory (HMIE) in order to evaluate the students’ professional interests, Social Comparison Scale (SKÖ) in order to identify personal characteristics about themselves, Beck Hopelessness Scale in order to identify the level of hope/hopelessness level of students was used. Some demographic variables related with the students were collected via Personal Information Form. Different statistical techniques were used on the data that were colleted in the research and explanation about the findings will be discussed in detail at the congress.

Key words: professional choice, professional interests, hopelessness, self-esteem

GİRİŞ

Meslek seçimi, belli bir gelişim süreci içerisinde bireyle çevrenin etkileşimi sonucunda oluşan benlik tasarımının bir mesleğe yansıması ve ifadesidir (Super, 1968). Bir mesleğin seçilmesi bireyin yaşamında onun benlik kavramıyla bir bütünlük oluşturmaktadır.

İnsanın doğuştan getirdiği potansiyeli ve gizil güçleri vardır. Birey yaşam içinde bunları kullanmak ve geliştirmek ister. Sahip olunan bu yetenekleri kullanma ve geliştirme olanağı sağlayacak olan ise iş yaşamıdır. Birey böylece varoluşunu anlar, sahip olduğu yetileri, güçleri kullanarak doyuma ulaşır. Kişi kendisini daha üretken, değerli ve önemli görür. Kendisine saygısı ve güveni gelişir. Birey bu yolla insanlarla etkileşimde bulunur. Aldığı belli rol ve görevlerle  sosyal kimliğini geliştirir. Bu bağlamda çalışmanın temelinde bireyin psikososyal gereksinimlerinin karşılanması gerekir. Bireyin fizyolojik, psikolojik ve toplumsal  gereksinimlerini karşılayacak olan en önemli şey kişinin mesleğidir. Eğer meslek doğru bir kararla seçilmişse bu gereksinimler daha üst düzeyde doyurulacaktır (Yeşilyaprak….).

Bireyin kişilik özellikleri ile mesleki ilgilerinin uyuşmaması durumunda kişi seçtiği meslekte motive olamayacak ve bu durum da onun mesleğine ve geleceğine ilişkin umutsuzluğunu arttıracaktır. Mesleki anlamda bireyin umutsuzluğunun artması ve mesleki doyumunun düşmesi şu durumlarda göze çarpmaktadır:

  1. İyi-tanımlanmış ilgi, yetkinlik, ve benlik-algılamaları edinmek için yeterli olmayan yaşantı.
  2. Temel mesleki çevreler hakkında bilgi edinmek için yeterli-olmayan yaşantı.
  3. İlgilerine, yetkinliklerine, veya kişisel niteliklerine ilişkin olarak belirsiz, çatışmalı, doğru-olmayan, veya olumsuz yaşantı.
  4. Temel çalışma çevrelerine ilişkin olarak belirsiz, çatışmalı, doğru-olmayan, veya olumsuz bilgi.
  5. Bu eksiklikler, kişinin, kişisel niteliklerini mesleki olanaklara çevirmesini zorlaştıran benlik ve mesleki dünya inançlarına yol açar.

Büyük olasılıkla, dördü de, bir mesleği seçmeyi veya iş değiştirmeyi daha çok belirsizliğe sürükleyen bir dağınık kimlik duygusuna katkıda bulunur (Holland, 1997).

Hoppock’a göre bir kimsenin seçtiği meslek onun işinde başarılı olup olmayacağı yanında ileride iş bulup bulmayacağını, nerede oturup kiminle evleneceğini ve kimlerle etkileşimde bulunacağını belirler. Ayrıca meslek kişinin değer yargılarını günlük yaşam tarzini ve belli alişkanliklarini etkileyen ibr değişkendir. Kişinin yaşamında böylesi çok yönlü etkileri olan bir çalışa alanının seçilmesi, günümüzde giderek güçleşen ve karmaşıklaşan bir olay haline gelmiştir. Bunun nedenklerinden birsi kişinin yaşam tarzını kendisinin seçmesi ver kararlarının sorumluluğunu taşıması gerektiği görüşünün yaygınlaşmasıdır. Hoppock, gelecekteki işsizlik sorunlarında, mesleki başarıda, bireylerin mesleklerinden memnun olmalarında toplumdaki insan gücünün planlanmasında öğrencilerin meslek seçimindeki rollerinin çok önemli olduğunu özellikle belirtmektedir (Kaya, 1998).

Son yıllarda meslek seçimine ilişkin faktörler arasındaki ilişkilere ilişkin literatürde birçok araştırma bulgusuna rastlanmaktadır. Didimenko adlı Rus bir araştırmacının meslek seçme nedenlerine ilişkin yapmış olduğu araştırmada ergenlerin %20.6 gibi büyük bir kısmının meslek seçme nedenlerin açıklayacak nedenleri ortaya koyamadıkları saptanmıştır (Şener, 1999). Kişilik özellikleri mesleki tercihleri belirlemektedir. Holland insanların kendi kişilik özellikleri ile ilgili meslekleri seçtiği yönünüdeki hipotezini desteklemeke için kolej öğrencileri üzerinde yapmış olduğu araştırmasında mesleki yönelimde cinsiyete göre bir farklılık olmadığını belirlemiştir. Sonuçlar öğrencilerin kendi ayıredici yeteneklerini, değerlerini ön plana çıkaran, isteklerine göre, mesleki rolleri elde edebilecekleri meslekleri seçmeye eğilimli olduğunu göstermiş olup Holland’ın kişilik tiplerinin tanımı arasındaki tek fark “Araştırmacı” ya da “artistik” tipler “realistik” tiplerden daha çok; uzun dönemli, yüksek kazanç sağlayan mesleklere yönelmişlerdir (Smart, 1976).

Heimer (1984) yapmış olduğu araştımada meslek seçimininin iş bulma, işle ilgili bilgilere sahip olma, eğitim ya da görevle ilgili yeteneğe sahip olma gibi birçok faktöre bağlı olduğunu belirlemiştir.

Meslekler hakkındaki geçmiş deneyimler mesleki ilgi ve mesleki tercihi olumlu yönde etkilemektedir. Tennessee Teknik Üniversitesinde öğrencilerin meslek seçimlerine yardımcı olmak  amacıyla bir stajyerlik programı uygulanmış, yapılan bu deneysel çalışmada stajyerlik programına katılan öğrencilerin katılmayan öğrencilere göre meslekleri ile ilgili kararszılığın ve endişenin azaldığı ve güvenli mesleki tercihi arttırdığı belirlenmiştir (Neapoliten; 1992). Bir grup üniversite öğrencisi olan ve olması beklenen öğrencilerin yeterlilik dereceleri, hangi meslekleri ne kadar sevdikleri, geleneksel anlamda çeşitli kadın erkek işlerine girmeyi ne kadar istedikleri ölçülmüş, sonuçlar geleneksel erkek işleri baz alındığında kızların erkeklere oranla yeterlilik agılarının daha düşük oldukları belirlenmiştir (Clement, 1987). Çeşitli meslek grupları ile ilgili olarak verilen bilgilendirmenin öğrencilerin mesleki seçimleri ile ilgili olduğu saptnamıştır (Grotevant ve Durret,1980). Dryler hizmet sektöründe çalışan ve eğitim düzeyi yüksek olan ebeveynin çocukarının mesleki seçimlerinde olumlu bir etkiye sahip olduklarını belirlemiştir (Dryler, 1998). Bregman ve Killen çalışmaasında ergenlerin ve gençlerin mesleki ilgi ve kararlarında ebeveynlerinin önemli bir rolünün olduğunu, Origlia ve Milano anne babanının meslek belirlemeleri ile çocuklarının tercihleri arasında yüksek düzeyde uygunluk olduğunu belirlemiştir (Bregman ve Killen,1999; Onur, 1979).

Uysal (1970) araştırmasında gelir ve sosyal statünün öğrencilerin mesleki tercihlerinde önemli iki değişken olduğunu saptamıştır. Akdemir (1970) ise akademik başarının mesleki tercihlerde önemli bir faktör olduğunu belirlemiştir. Başaran (1980) yapmış olduğu araştırmasında mesleki tercihte akademik başarının anlamlı derecede etkili olduğu ancak belirlenen mesleklerin ilgi duyulan mesleklerle anlamlı dercede ilişkili olmadığını saptamıştır.

Kuzgun (1976)’un yapmış olduğu bir araştırmada öğrencilerin belli bir mesleğe yönelmelerinde mesleki ilgi düzeylerinden çok anne baba ve yakın çevrelerindeki kişilerin daha etkili olduğu  belirlenmiştir (Uzer,1987).

Yapılan çalışmalarda genel anlamda mesleki tercihlerin belirlenmesinde ilgi ve yetenek alanlarından çok diğer faktörlerin ön plana çıktığı gözlenmektedir. Öğrencilerin mesleki tercihleri kendi yetenek alanları, yetenek düzeyi ile ilgi alanları arasındaki uyumsuzluğu ortaya koymaktadır (Uzer, 1987; Çetinkaya, 1995). Bu noktada mesleki rehberilğe verilen önemin artması ve mesleki rehberlik kapsamında öğrencilerin ilgi ve yetenek alanlarına, kendi kişilik özelliklerine göre bir mesleğe yönelmeleri onların gelecekte mesleklerinde daha uyumlu, başarılı olmalarında ve mesleki doyum ve geleceklerine yönelik umut düzeylerinin yüksek olmasında etkili olacaktır.

Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı’na devam eden öğrencilerin mesleki ilgileri, kendileri ile ilgili özellikleri, geleceklerine yönelik umut/umutsuzluk düzeyleri incelenmiştir. Söz konusu değişkenler, araştırmanın bağımlı değişkenlerini oluşturmaktadır.

Araştırmanın bağımsız değişkenlerini ise sınıf düzeyi, cinsiyet, seçtikleri bölümü isteyerek seçip seçmedikleri, alan tercihlerinde kimlerin etkili olduğu, yaşamın en uzun süre geçirildiği yer, algılanan ekonomik düzey, ailenin demokratik, otoriter, ilgili ya da ilgisiz olması ile ilgili algılanan aile tutumu ve ebeveynin öğrenim durumu oluşturmuştur. Çalışmada bağımsız değişkenlerle, bağımlı değişkenler arasında ilişki olup olmadığına bakıldığı gibi mesleki ilgi düzeyleri, kendileri ile ilgili özellikleri ve geleceğe yönelik umut/umutsuzluk düzeyleri gibi bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Gruplar arasında farkın olup olmadığını belirlemek için “t” testi, “F” testi ve geleceğe yönelik umut/umutsuzluk düzeylerini yordayan değişkenleri belirlemek üzere “çoklu regresyon analizi” uygulanmıştır.

Problem

Bu çalışmanın amacı okul öncesi öğretmen adaylarının seçmiş oldukları meslekleri ile  onların bu mesleğe ilişkin ilgi alanları ve kendileri ile ilgili özellikleri arasındaki bütünlüğün  geleceklerine yönelik umut düzeylerine etkisinin incelenmesidir.

Alt Problemler

  1. Okul öncesi öğretmen adaylarının alan tercihlerini isteyerek seçip seçmemeleri durumu ile mesleki ilgileri arasındaki fark anlamlı mıdır?
  2. Okul öncesi öğretmen adaylarının alan tercihlerini isteyerek seçip seçmemeleri durumu ile geleceklerine yöneli umut düzeyleri arasındaki fark anlamlı mıdır?
  3. Okul öncesi öğretmen adaylarının seçtikleri meslek ile onların ilgi alanları ile anlamlı fark var mıdır?
  4. Okul öncesi öğretmen adaylarının seçtikleri meslek ile onların kendileri ile ilgili özellikleri arasında anlamlı far var mıdır?
  5. Okul öncesi öğretmen adaylarının seçtikleri meslek ile onların geleceğe yönelik umut düzeyleri arasında anlamlı fark var mıdır?
  6. Okul öncesi öğretmen adaylarının ilgi alanları ile kendileri ile ilgili özellikleri arasında anlamlı fark var mıdır?
  7. Okul öncesi öğretmen adaylarının ilgi alanları ile geleceğe ilişkin umut düzeyleri arasında anlamlı fark var mıdır?

YÖNTEM

Örneklem

Araştırmanın örneklemini 2003-2004 öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 1.2.3. ve 4. sınıfa devam eden toplam 200 öğrenci oluşturmuştur. (Tablo I).

İşlem:

Öğrencilere, gönüllülük ilkesine bağlı kalınarak ölçekler, sırası ile aynı zaman dilimi içerisinde araştırıcılar  tarafından uygulanmıştır. Uygulama 45 dakikalık bir süre içerisinde tamamlanmıştır. Öğrencilere kendilerinin cinsiyet, sınıf, yaş, seçtikleri bölümün kaçıncı tercihleri olduğu, bölümü isteyerek seçip seçmedikleri, bölümü seçmelerinde kimlerin rol oynadığı, yaşamlarını en uzun süre geçirdikleri yer, ekonomik durum, anne ve babanın öğrenim durumu ve ailenin algılanan tutumu gibi değişkenlerin yer aldığı bir Kişisel Bilgi Formu(KBF), mesleki ilgilerini değerlendirmek üzere Holland Mesleki İlgi Envanteri (HMIE), kişilerin kendileri ile ilgili özelliklerini belirlemek üzere Sosyal Karşılaştırma Ölçeği (SKÖ), Geleceklerine yönelik umut/umutsuzluk düzeylerini belirlemek üzere Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ) uygulanmıştır.

Veri Toplama Araçları

Holland Mesleki İlgi Envanteri

Kişilik tiplerine ilişkin formülasyonlar, J. Holland’ın eğitimsel, askeri, ve klinik ortamlarda bir meslek danışmanı olarak edindiği tecrübeler sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu tecrübe, mesleki literatür ve J. Holland’ın geliştirdiği Mesleki Tercih Envanteri (Vocational Preferences Inventory – VPI, 1958) J. Holland’ı, adım adım, kişileri ilgi veya kişilik tiplerine göre kategorilere ayırmanın uygulamada etkili olacağı görüşüne götürmüştür. Envanter C. Prıltı     ( 1996) tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır. Ölçeğin güvenirliği yüksek bulunmuştur.

Holland ilgi Envanterinde Gerçekçi, Araştırıcı, Sanatçı, Sosyal, Girişimci, Geleneksel olmak üzere toplam altı alt boyut bulunmaktadır. Maddlere “hoşlanırım”, “farketmez”, “hoşlanmam” şeklinde cevap verilmektedir. Alt ölçeklerden alınan puanlar yükseldikçe o alana ilişkin ilgi düzeyi de artmaktadır.

Sosyal Karşılaştırma Ölçeği (SKÖ)

Sosyal karşılaştırma ölçeği (SKÖ) kişinin başkaları ile kıyaslandığında kendisini çeşitli boyutlarda nasıl gördüğüne ilişkin algılarını belirlemek üzere geliştirilen bir kendini maddesi olmakla birlikte anlaşılabilirliği sağlamak için işaretleme  değerlendirme ölçeğidir. Ölçeğin –ç arası likert tarzında yapılmaktadır. İki kutuplu maddeler, altı noktalı bir boyut üzerinden alınan puanlara göre değerlendirilir. Yüksek puanlar olumlu benlik şemasına düşük puanlar ise olumsuz benlik şemasına işaret etmektedir. Çift kutuplu Orjinali P Gilbert, S. Allan ve D. Trent (1991) tarafından 5 maddelik form olarak geliştirilmiş olup N.H. Şahin ve Nail Şahin tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır. Türkçe form oluşturulurken orijinal ölçekte bulunmayan yeni maddelere yer verilmiştir. Ölçeğin Cronbach Alfa değeri .87 olarak bulunmuştur. SKÖ’nin orijinal iki kutuplu 5 özelliğinin Beck Depresyon Ölçeği ile korelasyonı -.66 olarak bulunmuştur. İki kutuplu özelliklerin BDE ile korelasyonları ise Yetersiz-üstün için .-77; beceriksiz-becerikli için -.74 sevilmeyen biri-sevilen biri için.-60; içe dönük-dışa dönük için -.60; itilmiş-kabul edilmiş için -.57’dir.

Beck Umutsuzluk Ölçeği

Beck Umutsuzluk Ölçeği  (BUÖ) klinik tablosu yoğun umutsuzluğu yansıtan psikopatolojik durumları araştırmak üzere Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir (Beck, Weissman, Lester & Trexler, 1974). Ölçeğin geliştirilmesi sırasında bazı maddeler geleceğe yönelik tutumların ölçüldüğü bir ölçekten alınmış, diğerleri ise psikolojik yakınmalardan oluşmuştur. Ölçek G. Seber (1991) ve A. Durak (1993) tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır. Ölçeğin Cronbach Alfa değeri .85 olarak bulunmuştur. Yapılan faktör analizinde ölçekten “Gelecekle  ilgili beklentiler, duygular”, “motivasyon kaybı” ve “umut” olmak üzere üç boyut elde edilmiştir.

BUÖ’ de bireyden kendisi için uygun gelen ifadeleri “evet” uygun olmayanları ise “hayır” olarak işaretlemesi istenir. Alınan puanlar yüksek olduğunda bireydeki umutsuzluğun yüksek olduğu varsayılır.

KAYNAKÇA

  1. BAŞARAN, Selma, 1980. “Lise Öğrencilerinde İlgi Alanı ve Yüksek Öğrenime Girişin Başarı Güdüsünün Gelişimi Açısından Kıyaslamalı Araştırılması”, İzmir: Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi.
  2. BREGMAN, George; KILEN, Melanie, 1999. “Adolescents’ and Young Adults’ Reasoning About Career Choice and the Role of Parental Influence”, Journal of Research on Adolesance, Kilen- Dept Humen Development, Maryland Üniversitesi.
  3. CLEMENT, Sarah, 1987. “The Self-Efficacy Expectations and Occupational Preferences of Females and Males”, Journal of Occupational Psychology, Dept- Psychology Goldmiths Coll, New Cross London.
  4. DRYLER, Helen, 1998. “Parental Role Models, Gender and Educational Choice”, Sweden: British Journal of Sociology, Swedish Instit Social Reseach Stockholm Üniversityesi.
  5. GROTEVANT, Harold; DURRETT, Mary, Ellen, 1980. “ Occupational Knowledge and Career Development in Adolescence”, Austin: Journal of Vocational Behavior, Texas Üniversitesi.
  6. HEIMER, Carol, A, 1984. “Organizational and Invidual Control of Career Development”, Evanston: Association- Paper, American Sociological Association (ASA), North Western Üniversitesi.
  7. HOLLAND, J. L. 1997. “Making Vocational Choices. Odessa”, Florida: Psychological Assessment Resources.
  8. HOLLAND, J. L. 1979. “Proffesional Manual for the Self-Directed Search. Palo Alto”, CA: Consulting Psychologists Press.
  9. HOLLAND, J. L. 1977. “Manual for the Vocational Preference Inventory”. Palo Alto, CA: Consulting Psychologists Press.
  10. KAYA, Zülgani, 1988. “Lise Son Sınıf Öğrencilerinin Meslek Seçimindeki Sosyo- Ekonomik Faktörler”, İstanbul: Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi.
  11. KUZGUN, Yıldız, 1995. “Kendini Değerlendirme Envanteri El Kitabı”, Ankara: ÖSYM Yayınları.
  12. NEAPOLITAN, Jerry, 1992. “The Internship Experience and Clarification of Career Choice”, Cookeville: TEACHİNG SOCİOLOGY DEPT SOCİOLOGY TENNESSEE TEGHNOLOGİCAL ÜNİVERSİTESİ.
  13. SMART, John, C, 1976. “Distintive Career Orientations Of Holland Personality Types”, Blacksburg: Journal Of Vocational –Behavior, Virginia Polytechnic Instit State Üniversitesi.
  14. ŞENER, İsmail, 1999. “Endüstri Meslek Lisesi Birinci Sınıf Öğrencilerinin Meslek Derslerindeki Akademik Başarı Puanları İle Kendini Değerlendirme Envanterinden Elde Ettikleri Genel Akademik Yetenek Ve Mekanik İlgi Puanları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi”, Ankara: Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi.

***Makalelerin tablolu bütün haline iletişim bilgilerimden ulaşabilirsiniz.